Ben İBS’yim Peki Ya Siz?

Blog/General/Glutensiz Yaşam

Ben İBS’yim Peki Ya Siz?

İrritabl Bağırsak Sendromu

Ben İBS (irritabl Bağırsak sendromu) hastasıyım. Namı diğer hassas bağırsak sendromu, spastik kolon, huzursuz bağırsak sendromu diye farklı isimlerle adlandırılan bir hastalık. Özetle bağırsağın bir bozukluğu olmadığı halde, düzensiz bağırsak hareketleri, şişkinlik, ishal gibi durumlarla seyreden bir hastalık. Toplumda % olarak oldukça fazla görülen fakat ayıp geldiği için dillendirilmeyen, çoğunlukla gaz şikayeti ile kendini gösterdiği için çok da önemsenmeyen bir durum. Kiminde çok şiddetli ishal, kiminde yoğun gaz ve şişkinlikle kendini gösteriyor.

Benim hikayeme gelince; 

Aslında yıllardan beridir çekerim şu gaz denilen illeti. Son yıllarda o gaz yapıyor yiyemem bu gaz yapıyor olmaz diye diye sürekli kısıtlanan bir hayat içerisinde buldum kendimi. Sağlık sektöründe çalışmam, hekimlere çok kolay ulaşmamı ve her türlü sorunumu daha kolay çözmemi sağladı çoğu zaman. Gel gelelim şu gaz sorununa bir türlü çözüm bulamadım. Şimdi geriye dönük yaptırdığım tahlillere ve tetkiklere bakıyorum da o zamanlardan beri aynı sıkıntılarla boğuştuğumu görüyorum.

Yıl 2013: yoğun gaz ve şişkinlikle Gastroenteroloji uzmanına başvuruyorum. Yapılan tahliller ve tetkiklerde Çölyaktan kansere kadar pek çok araştırma yapılıyor. Sonuçların hepsi temiz “oh çok şükür” diyorum bir taraftan. Diğer taraftan da bunca tetkik ve tahlilin bir sonuç vermemesi ve sıkıntılarımın devam etmesi canımı sıkıyor. Çünkü verilen medikal ilaç tedavileri derdime derman olmak bir yana benim için işe yaramayan birer haptan ibaret olarak kalıyor.

Yıl 2014: Artarak devam eden ve içimi saran yoğun gaz bulutu nedeniyle endoskopi + kolonoskopi yaptırmaya karar veriyorum. Çıkan sonuç benim için şaşırtıcı. Bağırsağım uzun ve kıvrımlı bu da İBS’ye (irritabl bağırsak sendromu) neden oluyor. Yapacak bir şey yok. Öyle aykırı bir çözüm yolu söylüyor ki hekim onu da yapmak mümkün değil. Ancak “bağırsağın bir kısmını alırsak rahatlarsın” diyor gülerek, gülerek diyorum çünkü durup dururken böyle bir ameliyatı yapmayacağını kendi de biliyor.

Yıl 2016 ve Glüten gerçeği: Aradan iki yıl daha geçiyor ve fakat bende hiçbir düzelme yok aksine gaz yapıyor diye hayatımdan çıkarttığım sebze, meyve, bakliyat, sos, içecek sayısı giderek günden güne artıyor. Neredeyse tek tip beslenmeyle yaşamaya çalışıyorum. Ta ki İbs hastalarının bir kısmının glüten hassasiyeti olabileceğini okuyana kadar. Bu bilgi benim için çok yeni ve enteresan geliyor. Koşarak gastroenteroloji profesörüne gidiyorum. Glutenin İBS’yi etkileyip etkilemediğini soruyorum. “Konu henüz bilim dünyası tarafından tamamen kesinleşmiş değil” diyor hekim. Yani denilene göre bazı durumlarda çölyak olunmasa dahi glüten hassasiyeti nedeniyle non çölyak denen bir durum ortaya çıkıyor ve çölyak hastalığı gibi belirti gösterebiliyor. Ama her vaka da değil. İşte o benim diyorum kendi kendime. Çölyak değildim bunu testlerle kanıtlamıştım fakat glüteni çıkartınca hayatımdan (buğday, arpa, çavdar, yulaf) şikayetlerim ve ağrılarım sona ermişti glüten için test yaptırmamıştım ama bence teste de gerek yoktu çünkü vücudum bana gereken cevabı vermişti.

Probiyotik takviyesinin önemi

Madem bağırsağımız geçirgen madem bize pek çok sıkıntı yaşatıyor. O zaman bağışıklık sistemimize ev sahipliği yapan bağırsaklarımızı elimizden geldiğince tedavi etmenin yollarını aramalıyız, öyle değil mi?. Tamir yollarından biri olan gluteni ben hayatımdan çıkarttım sizin de hayatınızdan çıkarttığınızı var sayarak ikinci adım olarak yararlı bakterileri çoğaltarak bir adım daha ilerlemenizi öneririm. Ama bir süreliğine probiyotik kullanımını kastetmiyorum. Ömürlük bir işleyiş bu. Faydalı bakterilere bağırsaklarımızın her daim ihtiyacı var. Ev yapımı yoğurt, turşu, sirke en iyi probiyotik kaynakları. Fakat büyük metropollerde yaşayan bizler için ev yapımı ürünleri hazırlamak çoğu zaman çok mümkün olmuyor. Bu nedenle bir kapsülünde milyar milyar olan probiyotik kapsüller imdadımıza yetişiyor. Üstelik hekimlerde bu kapsülleri destekliyor. Ben de her gün düzenli kullanıyorum kendi adıma yararlarını da görüyorum.

İBS’nin ruhsal etkileri

İBS’nin yaşattığı karın ağrısı, şişkinlik, kabız veya aşırı ishal durumları psikolojik olarak kişiyi inanılmaz etkiliyor. Benim tuvalet alışkanlıklarımda bir değişiklik olmamasına karşın, şişkinlik ve ağrı iç huzurumu benden alan ve beni agresif yapan bir hal almıştı. Tabi tüm bunların glüten ile birleşince ekstra bir güç haline geldiğini düşünüyorum. Aile hayatında ve tabi ki sosyal hayatta karşında herkes gülüp eğlenirken içten içe kıvranma, belli etmemeye çalışma ve gerginlik hali insanı bitip tüketiyor. Hele bağırsak bozuklukları/ishaller yaşayanlar için her an tuvalet bulma ve bulunduğu yerde uzun süreli duramama hissi çok fena sırf bu nedenlerde evden bile çıkmayanları ve giderek sosyallikten uzaklaşanları duydum maalesef.

İBS ömürlük bir hastalık

Şimdilerde glüteni hayatımdan uzaklaştırdığım için oldukça rahatladım. Fakat yine de her şey sütliman değil. Birçok gıdaya gaz hassasiyetlerim devam ediyor. (fasulye, bamya, enginar, bezelye, kereviz, brokoli, barbunya, lahana, pırasa, salataların neredeyse tümü, kırmızı ve yeşilbiber v.s) Bakliyatları söylemiyorum bile. Üstelik intölerans testiyle çıkan bazı alerjilerimle de var. (üzüm, sarımsak, fındık, kaju gibi) Laktoz da cabası. Ama ne oldu biliyor musunuz? Yıllardır yemekten imtina ettiğim bu gıdaları kademeli olarak yeniden yemeğe başladım. Niye biliyor musunuz? Çünkü hem glutenli gıdanın etkisi hem de gaz yapan yiyeceklerin etkisi birleşince tahammül edilemez bir hal alıyordu. Gluteni elemine edince geriye kalan gaz bulutları da tahammül edilebilir düzeylere geriledi diye düşünüyorum. Bu benim şahsi görüşüm ama çok da yabana atılacak bir görüş değil bana göre. Bu arada sırada Lektin var. Lektin de gluten gibi zarar mı veriyor. O konuda da derin araştırmalar içerisindeyim.

Uzun lafın kısası; eğer siz de benim gibi İBS (irritabl bağırsak sendromu) teşhisi aldıysanız ve benim geçtiğim yollarda kaybolduysanız probiyotik takviyeleri ve glütensiz yaşamla İBS’nin alevini söndürüp söndüremeyeceğinizi bir denesenize. Henüz teşhis almadıysanız da yakın zamanda bir gastroenteroloji uzmanına görünerek en azından teşhisi teyit ederek sonra yolunuzu çizmeye çalışırsınız. Denemekte fayda var derim, kim bilir belki bir gün siz de bugüne kadar yaşadığınız sıkıntıları geride bırakır ve daha rahat iç huzura erersiniz. Ben de bu duruma vesile olmuş olurum.