Probiyotik kullanımını önemseyin!…

Blog/Genel/Glutensiz Yaşam

Probiyotik kullanımını önemseyin!…

Otoimmün bir hastalığa sahip olmam (mystania gravis), üzerine İBS (irritabl bağırsak sendromu) ve glüten hassasiyeti derken bir dizi bağırsak ve bağışıklık sistemi rahatsızlıkları nedeniyle düzenli olarak probiyotik kullanıyorum ben. Probiyotik kullanmaya glüten hassasiyeti sonrası yaklaşık bir yıl önce başladım. Aslında probiyotik içmek için hasta olmaya gerek yok. Sağlıklı kişilerin de bağırsak yapısını sağlam tutabilmek için ekstradan gelecek probiyotiklere ihtiyacı var.

Probiyotik nedir?

Probiyotik faydalı bakteri demektir. Bağırsaklarımızın uzunluğunun bir top sahası büyüklüğünde olduğunu ve bu alan içerisinde yer alan faydalı bakterilerin yaklaşık 2 kilo kadar olduğunu biliyor muydunuz?

Probiyotik neden önemli? 

İkinci beynimizin bağırsak olduğunu öğrendikten sonra, üzerine bir de bağışıklık sisteminin bağırsaklar da olduğu kanıtlandıktan sonra bağışıklığı güçlendirmek ve hastalıklara karşı kendimizi korumak bir kat daha önem kazandı. Çölyak, glüten hassasiyeti, otoimmün hastalıklar veya farklı bir nedenle bozulan bağırsak yapımızı kuvvetli tutarak bağışıklığımızı güçlendirmek aslında bizim elimizde. Tabi bunun için öncelikle dengeli ve sağlıklı beslenmemiz gerekiyor.

Beslenme ve diyet uzmanlarının belirttiği gibi gündelik beslenmemize probiyotik konusunda destek verebilecek gıdaların alımını sağlayarak bağışıklığımızı güçlendirebiliriz. Özellikle yoğurt, kefir, boza, şalgam ve turşu probiyotik bakımında en etkili olduğu söylenenler. Bir de bu ürünleri evde hazırlayarak içerisinde hiçbir katkı maddesi koymadan tüketebiliyorsak harika.

Uzmanlar probiyotik öneriyor

Uzmanların önerdiği diğer bir konu da, bazı gıdalardan faydalı bakterileri alabiliyor olmamıza rağmen dışarıdan takviye probiyotik desteğiyle bağışıklık sistemini daha fazla güçlendirebileceğimiz yönünde. Uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda günlük olarak probiyotik desteği alıyorum. Ayrıca evde yoğurt ve kefir yapıyorum, henüz turşu üretimine geçmedim ama o da yakındır.

Bu arada herhangi bir hastalık durumunda antibyotik tedavisi yapılıyorsa mutlaka probiyorik desteği öneriliyor, çünkü antibyotik vücuttaki faydalı bakterilerin % 95’ini de yok ediyor, bu da demek oluyor ki hastayken bağışıklığımız ilaçlar nedeniyle daha da zayıflıyor. İşte bu noktada probiyotik desteği bir tık güçlü kalmayı sağlıyor.

Hangi probiyotiğin alınacağı konusunda basit ama önemli detaylar var aslında.

  • Hangi probiyotik kullanılmalı
  • Alacağınız probiyotiğin bir kapsülünün içeriğinde kaç milyar bakteri olduğunu sorgulanmalı, *
  • Probiyotik midede mi çözülüyor yoksa bağırsaklarda mı diye bakılmalı,
  • Hangi bakteri gruplarını kapsıyor diye incelenmeli.

*Solgar bir kapsülde 5 milyar canlı mikroorganizma; Acidophilus LA-5, B Laktis, BB-12, Lactobacillus Paracasei, Phamnosus GG,LGG

*NT biyotik bir kapsülde 45 milyar canlı mikroorganizma; Lactobacillus acidophilus, Bifidobacterium spp, Strepcoccus thermophilus, Lactobacillus bulgaricus (bana hekim tarafından NT biyotik önerildi fakat bana şiddetli gaz yaptığı için bir süreliğine ara verdim)

*NBL gold şase 2.5 milyar canlı mikroorganizma actobacillus acidophillus, lactobacillus, rhamnosus, enterococcus faecium, bifidobacterium bifidum, bifidobacterium longum

**Probiyotik markaları ve içerik bilgileri kendi kullandığım ürünlere ait detaylardır. Diğer markalar detaylı incelenebilir.

Piyasada hem toz hem de kapsül probiyotikler var. Toz olarak alınan probiyotiklerin bir kısmı midede yok olarak bağırsaklara kadar daha az bir kısmı ulaşabiliyormuş. Kapsül probiyotikler ise bağırsaklarda parçalandıkları için daha etkili oluyorlarmış. Bu nedenle kapsül olanları tercih edin.

Bağırsağımı güçlü tuttuğum sürece bağışıklığımın düşmeyeceğini ve dolayısıyla hastalıklara karşı daha dirençli bir vücuda sahip olacağımı düşündüğümden, beslenmeme maksimumda dikkat etmeye ve her gün probiyotiğimi almaya özen gösteriyorum.