“Glutensiz yaşam” sağlığın anahtarı

Blog/Genel/Glutensiz Yaşam

“Glutensiz yaşam” sağlığın anahtarı

Ben hep kendimden örnekler vererek hastalıklarımın bana yaşattıklarını yansıtmaya çalışıyorum. Sahip olduğum hastalıklar; Otoimmün miyastenia gravis, bağırsak hastalığı İBS (irritabl bağırsak sendromu), Fibromiyalji ve son olarak glüten hassasiyeti. Bana kalırsa hepsinin birbirini tetiklediği ve sonucun kendini “glüten alerjisi” olarak gösterdiği bir durum var ortada. Bu ve buna benzer hastalığa sahip kişilerin glütensiz diyet uygulamaları maalesef keyfiyete bağlı bir durum değil, bir zorunluluk!. Tabi ben de bunu miyasteni tedavisinden 5 yıl sonra kendi çabalarımla öğrendim o yüzden her seferinde henüz bilmeyenler için üzerine basa basa tekrarlıyorum. İste bu nedendendir ki bağırsağımızı maksimumda korumak, bağışıklık sistemini yıkılmaz ve sağlam tutmaya yardımcı olacaktır.

Gerçek hayat…

“Gluten alerjim var” ben unlu hiçbir şeyi yiyemiyorum dediğimde aynen diyabette olduğu gibi diğer insanlar tarafından acınarak bakılan sonrasında ise “vah vah” diye devam eden bir yaklaşımla karşılaşıyorum. Varsın öyle olsun hastalıklar nedeniyle ne yaşadığımı bir ben bir benim gibi yaşayanlar ha bir de halen yaşamakta olanlar bilir.

Burada asıl sorun toplum baskısı ile karşı karşıya olan bizlerin başına herhangi bir sağlık sorunu geldiğinde çözümünden önce vah zavallı diye tepki vermemiz ve damgayı peşinen vurmamız. Bardağın dolu tarafından bakmayı hiç bilmiyoruz. Yıllardır diyabet olan kişileri duyarız, ama aslında onların herkesten çok daha sağlıklı beslendiklerini aklımıza getirmeyiz.

Gluten hassasiyeti de aynı şeker hastalığı gibi sıkı bir diyet gerektiren bir sağlık sorunu. Fakat bu diyet aslında zorunlu da olsa sağlıklı yaşamın kapısını aralıyor. En basitinden unlu mamuller, tatlılar, paketli ürünler, şeker tüketilmediği için vücut otomatik olarak sadece ihtiyacı olan sağlıklı besin gruplarını tüketmiş oluyor.

Bu dünyanın içerisine girince tüm bu yenilemeyenlere karşın yeni keşiflere ve doğal beslenmeye karşı pozitif bir ivme sağlanıyor. Bu arada herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişilerin glütensiz beslenme yöntemi henüz tartışma konusu. Hekimler ve beslenme uzmanları arasında fikir ayrılıkları var. Kimine göre glüten proteini her türlü bağırsaklara zarar veriyor ve beslenmeden çıkartılmalı, kimi uzmana göre de herhangi bir hastalığı olmayan kişilerde özellikle tahıllı ekmek vitamin kaynağı. Bakalım ilerleyen günler konuya açıklık getirecektir.

Bir milad belirleyin 

Başlangıçta fikren uygulaması çok zor görünse de beynen insan kendini alıştırdıktan sonra yapılamaması için hiçbir neden yok. Geçiş sürecinde kendinizi ne kadar iyi hazırlarsanız ve glütensiz yaşama geçtiğiniz ilk günü hayatınızın miladı olarak kabul ederseniz, o kadar çabuk adapte olursunuz gerisi de geliyor zaten. Evet belki bu bir zorunluluk, glüten alerjimiz olmasa çoğu şeyi önemsemeyerek yemeye ve içmeye devam edecektik fakat bir şekilde sistem bozuldu. Şimdi yeni sisteme göre yaşama zamanı.

Uzun bir yolculuk

Ben bu konuda biraz polyannacılık oynuyorum. Yok yok oynamıyorum aslında, vücuttan glütenin bana yaşattığı mutsuzluklar ve huzursuzluklar gidince artık olup bitene karşı hep olumlu tarafından bakabiliyorum. Sağlıklı beslenmek bir yaşam biçimidir ve sürekli girilip çıkılan diyet kafasından kurtulma halidir. Bir ömür boyu sürecek bu yolculukta ben yol almayı başardım, darısı yapamam, sürdüremem, çok zor diyenlerin başına…