Gluten Hassasiyetini Kabullenin

Blog

Gluten Hassasiyetini Kabullenin

Gluten alerjisi teşhisi konan fakat herhangi bir diyet uygulamayan insanlarda hastalığı duydukları andan itibaren bir defans oluşuyor. Herhangi bir yerimizde bir hastalık olduğunda hekimin vermiş olduğu tedavi doğrultusunda ilaçlarımızı alıyor ve hekimin dediklerine harfi harfine uyuyoruz. Ama konu glüten hassasiyetine geldiğinde ve tedavisinin sadece beslenmeyle kontrol altına alınabileceği söylendiğinde kişi adeta soğuk duş etkisiyle önce bir duraklıyor. Nasıl yani? Bir daha mantı, poğaça, börek, pizza, makarna yiyemeyecek miyim? Ama çok seviyorum. Ben yemek için yaşıyorum gibi söylemleri hepimiz duyuyoruz. Ama burada asıl konu göz ardı ediliyor. Bizim gibi glüten hassasiyeti olan kişilerde onları yiyememek değil yemek problem zaten. İşte bu safhada hastalığı kabullenmek gerekiyor. Kişi ne kadar çabuk bu durumu kabul eder ve bu sınırlı ama bir o kadar da gizemli dünyaya kendini adapte etmeye çalışırsa her şeye o kadar çabuk yoluna giriyor.

Aşağıda özetlemeye çalıştığım beslenme alışkanlıklarım ve hayat felsefem ile glüten hastalığına o kadar çabuk adapte olabildim ki şimdi ben benden yardım isteyenlere manevi destek vermeye ve böyle bir hayatın aslında çok da zor olmadığı konusunda ikna etmeye çalışıyorum.

 

Madde 1: Glutenli tüm besinler hayatımdan çıktı.

Madde 2: Ev sütü, ev yoğurdu ve kefir hayatıma girdi. (doğal probiyotik alımını arttırdım)

Madde 3: Probiyotik kapsül kullanımı günlük vazgeçilmezlerimden oldu.

Madde 4: 30 dk yürüyüş günlük yaşamın bir parçası haline geldi.

Madde 5: Gün boyu su tüketimi ortalama 3 lt olarak düzene girdi.

Madde 6: Yaş ilerledikçe kafaya takmamayı olup biteni oluruna bakmayı öğrenince bir adım daha ilerledim.

Saydığım tüm bu maddeler sağlıklı bir hayat vaat etmesinin yanı sıra benim hem bedenen hem de ruhen toparlayıcılarım oldu. Bedeninizin sesine kulak verin diye sık sık tekrarlıyorum. Bunu hatırlatmamda ki neden beni benden daha iyi tanıyan kimse olmayışıdır. Vücut aslında öyle sinyaller veriyor ki, kimi zaman anlamıyoruz kimi zaman da anlamazdan geliyoruz. Bakın artık vücudunuz onu dinlemenizi istiyor, deneyin farkı yaşayarak göreceksiniz.