Kadıköy Gazetesi : Hastalıkların Sağlığa Dönüştüğü Yeni Bir Hayat

Basında

Kadıköy Gazetesi : Hastalıkların Sağlığa Dönüştüğü Yeni Bir Hayat

Kadıköy Gazetesi – Glutensiz Yaşamak

Biyografi

Sağlık sektörünün kurumsal iletişim bacağında 24 yıldır çalışan, dolayısıyla sağlıkçı olmamama rağmen hastalıklara ve sağlık konularına çok aşina olan biriyim. Halen özel bir hastanede kurumsal iletişim müdürü olarak görev almaktayım. Bulunduğum görevde farklı bir pozisyonum da hastane bünyesinde çıkartılan gazetenin yazı işleri müdürlüğü. Haliyle sağlık konularına olan ilgim ve hakimiyetimin bir nedeni de gazetenin yayınlarının devamlılığın sağlanması ve neredeyse her gün yeni bir sağlık bilgisini öğrenme şansımın olması.   

Kısa Bir Hastalık Öyküsü

7 yıl kadar önce bir nedenden miyasteni gravis denilen nörolojik-kas hastalığı olan ömürlük bir bağışıklık hastalığına sahip oldum. Yoğun bir kortizon tedavisi gerektiren ve uzun zaman alan bir tedavi süreci geçirdim. Yaklaşık 7 ay kadar da iş hayatıma ara vermek durumunda kaldım. Tedavi tamamlandıktan sonra hayat kaldığı yerden devam etti. Taa ki bağırsaklarım bozulma sinyali verene kadar. Doktor muayeneleri, tetkikler, kolonoskopi, endoskopi derken İBS (irritabl bağırsak sendromu) denilen bağırsaklarda bir hastalık olmamasına rağmen hassasiyet gösteren yine ömürlük bir hastalığı da aldım yanıma. En büyük zorluklarım ne yesem aşırı gaz, şişkinlik ve sancılarımın olmasıydı. Ve en son tüm bu durumların üzerine gelen glüten alerjisinin keşfi. İşte gelinen son noktada çaresizliği ve ne kadar çabalasam da bir fayda sağlamadığını hatta daha da dibe doğru çekildiğimi hissettim. İşin psikolojik tarafına baktığınızda da tüm bu süreçler gerçekten çok yıpratıcı, yaşam kalitesini etkileyen ve sosyal çevreden uzaklaştıran bir hal almıştı.

Glutensiz Yaşama Geçiş

Glutensiz Yaşama Geçiş

Ani bir karar ile verilen glütensiz yaşama geçiş öncesinde tabii ki takipli olduğum gastroenteroloji ve diyetisyenin onaylarını almayı ihmal etmedim. Sağlık bu ihmale gelmez. Büyük bir kararlılıkla geçiş yaptığım glütensiz hayatın ilk aylarına alışma haliylen çok da kolay olmadı. Beslenme modelim tıpkı Çölyak hastalarının uyguladığı diyet gibiydi. Beslenme modelimi tam olarak oturtmam ve artık bu işin profesyoneliymiş gibi hissetmem yaklaşık 6-9 ayımı aldı. Yaklaşık iki yıl önce hastalıklar nedeniyle başladığım glütensiz yaşam serüveninde aldığım yol, hastalıkların gerilemesiyle vücutta yaşanan değişiklikler ve başarmanın vermiş olduğu gurur beni başka düşüncelere itti. Ben kendimde bir başarıya ulaştıysam neden başka insanlarda kendi bedenlerini tanıyarak bir farkındalık kazanmasınlar ki. Bu arada bu yolculukta ilerlerken kendi adıma sadece glüteni kesmem yeterli olmadı. Var olan laktoz alerjisi ve özellikle gaz yapan gıda alerjileri nedeniyle eleminsayon denen ve pek çok gıdanın bir süre beslenmeden çıkartıldığı bir süreç geçirdim.  

Şimdi Sıra Başka İnsanlara Farkındalık Kazandırma Zamanı

Türk toplumunda sayıları milyonları geçen hasta ve sıkıntılı bir kitle var. Benim yukarıda saydığım bağışıklık hastalığımın varlığı, bağırsaklardaki İBS ve günümüzün sık sorunlarından glüten alerjilerinin benim gibi pek çok kişide de olabileceğinii düşündüğümde aklıma şu geldi. Ben geçirdiğim bu süreçte kendimce çok çabaladım ve çok uğraş verdim. Kelimenin tam anlamıyla vücudu dinleyerek şifrelerini çözmeye çalıştım. Ve sonrasında benim bu süreçte yaşadığım sıkıntıların aynılarını başkalarının de derdi olduğunu görerek bir farkındalık kazandırma projesini hayata geçirmeyi planladım. Ortak iletişim araçları sayesinde de daha çok insana ulaşabilecektim.

Sosyal Medya ve İnternet Sitesinin Doğuşu

2017 yılının başında @glutensiz_yasiyorum adında bir instagram hesabı açtım. Burada amaç kendi yaşamımdan ve beslenme şeklimden kesitler sunmak ve paylaşımları arttırmaktı. Sonraları yavaş yavaş ilerlerken aslında benim gibi pek çok insan benimle iletişime geçmeye ve benzer sıkıntılar yaşadığımızı anlatmaya başladı. Paylaşımlar arttıkça aslında bilgiye, yönlendirilmeye, farkındalık kazandırılmaya ne kadar aç olduğumuzu fark ettim.  

Kış sürecini kendi yaşadıklarımı yazmak ve blog yazılarını oluşturmayla gayet verimli geçirdim. Yaz aylarına gelindiğinde www.glutensizyasamak.com isimli siteyi yayına alınca artık tamamen beni ve hastalıklarımı anlatan yeni doğmuş bir platforma da sahip oldum.  

Yardım Edebilme Duygusu Çok Kıymetli

Kişilerin sahip oldukları hastalıklara karşı yaşanmış bir hikayeyi dinlemeleri kendilerinde de bir ışık çaktırıyor diye düşünüyorum ya da öyle olduğunu düşünmek istiyorum. 

Bu paylaşımlar sayesinde, birbirini destekleyen, motive eden, güç alan, seven ve önerilerde bulunan büyük bir kitle haline geldik. İşin manevi tarafına baktığınızda da bu durum beni oldukça besler hale geldi. Hastalıklara karşı kazandırmaya çalıştığım farkındalık sayesinde takipçilerimden gelen dua mesajları, pozitif yaklaşımlar, değer verip fikir isteyen 7’den 70’e farklılıkta bir kitle yaptığım işte çok doğru yolda olduğumu bir kere daha gösterdi.

Mesleğim gereği midir bilinmez yediklerimi paylaşırken beraberinde estetik bir görünüme kavuşturmak, kimi zaman doğadan, denizden, ortamdan faydalanarak daha keyifli hale getirmek yaptığım işi aynı zamanda bir hobiye dönüştürdü. 

Hastalıklarda Motivasyon Çok önemli

Kim hangi hastalık ile uğraşıyorsa bilin ki canı orada atıyordur. Bugüne kadar pek çok hastalığı deneyimleyen biri olarak ben gerçekten çok iyi anlıyorum herkesi. İşte benim yapmak istediğimde ilk önce “acaba mı” sorusunu sordurmak, farkındalık kazandırmak, hastalığını iyi tanıyor mu onu sorgulatmak, sonrasında da cesaret vermek. Cesareti de kendimden örneklerle vermeye çalışıyorum. Karşılarında en güzel örnek benim. Birçok hastalığın üzerine pes etmeden ve beslenme modelimi değiştirerek daha da güçlenerek çıkmamdan. 

Sağlıklı Hayatın Sağlıklı Yaşam Biçimi

Hastalıklar sonucu geldiğim noktada bugünüme baktığımda şikayetçi olmak bir tarafa yeni yaşam biçimimden oldukça mutluyum. Çünkü geçtiğim tüm süreçlerin bana katkısı sağlık olarak geri geldi. Sağlığımı yeniden kazandım diyebilirim.  Türkiye şartlarında bu tip bir beslenme biçimi çok kolay değil, özellikle hamur işlerinin evlerden eksik olmadığı ve sosyal hayatta sürekli bir yemek kültürü üzerinden ilerlenildiği düşünüldüğünde iş biraz daha zorlaşıyor. Ama hiçbir şey imkansız değil, istemek, karar vermek ve uygulamaya geçmek yani özetle çabalamak işte bütün mesele bu. Ben de bu çabanın güzel örneklerinden biri olduğumu düşünüyorum. 

Kıssadan Hisse

Özetle yukarıda saydığım aşamalardan geçmek, yeni bir beslenme modelini benimsemek, bu modelin geçici diyet gibi bir süre değil ömürlük olduğunu kabullenmek, en önemlisi de pes etmemek çok önemli. Tabii bu yolda ilerlerken mutlaka bir hekim gözetiminde olunması gerektiğinin de bir kere daha vurgulamak isterim. Özellikle de glütensiz bir yaşamın zayıflama yöntemi veya bir moda olarak uygulanmasına kesinlikle karşıyım. Sağlığı yakalamak ne kadar zorsa, sağlıklı bir bireyken yaptığımız beslenme yanlışları nedeniyle sağlığı kaybetmekte bir o kadar kolay ne yazık ki. O nedenle bu tip bir beslenme ihtiyaç ve zorunluluk ise hekim tarafından değerlendirilmeli ve sonrasında yeni denizlere emin ama kararlı adımlarla yelken açılmalıdır.